Şehit ailelerini asla incitmemeliyiz.

Şehit ailelerini asla incitmemeliyiz.

Kıymetli Dostlarım,

Takriben bir buçuk sene kadar önce Özel Harekat polis memuru olan şehit oğlunun cenazesini kendisi kıldıran ‘Hoca’ başlıklı bir haberi okuduğumda hiçbir yazıyla anlatamayacağım duygu yoğunluklarının içerisine girmiştim.

Hele ki haberin devamında şehidimizin babası İbrahim abinin açıklamalarını dinlediğimde, “Aynı durumda sen bu vakur duruşu sergileyebilir miydin?” diye kendi kendime birçok
soru yöneltmiştim.

Bu sorunun cevabını bir kaç gün önce tanışma şerefine ve onuruna dahil olduğum İbrahim hocamızın kendisine arz ettim (Ben aslen Kafkas asıllı Karadenizli bir Türk ailesinin çocuğuyum. Bizim kültürümüzde şehit aileleri devlet başkanından bile daha öncelikli makama sahiptir bu yüzden şehit ailelerine karşı hitaplarımızda sadece arz edebiliriz.)

Kendisini dinlediğim süre boyunca devamlı surette mahcubiyet içerisinde oldum.
Sohbetimizden size sadece bir bölümünü anlattığımda, neden böyle hissettiğimi
sizler de anlayacaksınız.

İzmir ilinde Cami hocalığı yapan İbrahim abimiz Evladı olan Ahmet Alp Taşdemir isimli özel harekat polis memuru oğlunu toprağa verdikten sonra diğer iki oğluyla bir toplantı yapmış, “Eğer ülkemizde dış düşmanlar daha büyük karışıklıklar çıkarıp, ülkemizi işgal etmek isterlerse, ‘bizim ailemizden bir şehit var’ diyerek kenarda durmayacağız. Önce sizin babanız olarak ben şehit olacağım, sonrasında ise aranızda karar verirsiniz. Biriniz daha ülkemiz için, devletimiz için, milletimiz için şehadete yürürken, kalan en son evladım ise evin ufak çocuklarına ve kadınlarına bakmakla yükümlüdür” diye tavsiyelerde bulunmuş.

İbrahim hocamla yaptığımız muhabbetin tamamı, yukarıda bahsettiğim cümlelerden bile çok daha fazla bedel ödemeye ve fedakarlığa talip öğretilerle doluydu…
Kendi kendime eğer ki, İbrahim hocam dava adamıysa, bizler onun yanında kendimize utanmadan nasıl ‘dava adamıyız’ diye adlandırabiliriz dedim.

Bir gün inşallah evladıyla imtihan olduktan sonra bile davasında ödün vermemiş İbrahim hocaların Diyanet İşleri Başkanı olduğu, en az şehit abisi Ömer Halis Demir kadar dava adamı olan Soner Halis Demir’lerin milletvekili olduğu bir ülkede, evlatlarımızı gönül rahatlığıyla yetiştirebiliriz.
İnandıkları davayla ilgili en sevdikleriyle imtihan edilmiş ve bu imtihanı başarıyla geçmiş bu insanlara borçlu olduğumuzu ama çok borçlu olduğumuzu asla unutmamalıyız…

Şehit ailelerini incitecek ve de onları tahrik edecek her şeyden ama herşeyden
mutlaka ama mutlaka kaçınmalıyız…

BİR UMUTTUR YAŞAMAK
REİS SEDAT PEKER

 

Yorum Bırakın

Email adresiniz görünmeyecektir.