ERDİNÇ ASİLKAN KARDEŞİMİZİN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU SAHURDA, HEM ÇOCUKLUK ARKADAŞLARIMIZ, HEM DE YENİ ARKADAŞLARIMIZLA HEP BERABER KEYİFLİ BİR SAHUR YAPTIK.

ERDİNÇ ASİLKAN KARDEŞİMİZİN DÜZENLEMİŞ OLDUĞU SAHURDA, HEM ÇOCUKLUK ARKADAŞLARIMIZ, HEM DE YENİ ARKADAŞLARIMIZLA HEP BERABER KEYİFLİ BİR SAHUR YAPTIK.

Kıymetli dostlarım,

Çocukluk yıllarımızın geçtiği semtimizden arkadaşımız olan ERDİNÇ ASİLKAN kardeşimizin dün gece düzenlemiş olduğu Sahurda, hem çocukluk arkadaşlarımız, hem de yeni arkadaşlarımızla hep beraber keyifli bir sahur yaptık.

Sahuru düzenleyen çocukluk arkadaşım ERDİNÇ ASİLKAN geleneklere çok bağlı bir dostumuzdur…

Osmanlı’da sıkça kullanılan bir adetten bahsetti: İFTAR veya SAHURU düzenleyen ev sahibi kişi, misafirlerine ‘DİŞ KİRASI’ adı altında hediye verirmiş… Şahsıma bir KUR’AN-I KERİM hediye etti… Sağ olsun, var olsun.

SAHUR programında kısa bir konuşma yapmamı istediler… Vefat eden çocukluk arkadaşlarımızı tek tek ismen anarak, her gün onlara mutlaka dua ettiğimi, tüm dostlarımın da mutlaka onları dualarında hatırlamalarını istedim.

O davette bulunan hemen hemen çoğumuz, semt çocuğu kültüründen geldiğimiz için kül yutmayacak arkadaşlardandık… O yüzden çok fazla bir siyasi görüş farklılığı yaşamadık… Ancak misafir olarak katılan yeni arkadaşları da samimi muhabbetimizle ikna ettik.

Bazı dostlarımız bana, ‘Her gün binlerce kişiyle sohbet etmekten yorulmuyor musun?’ diye soruyorlar. Veya bu kadar işi aynı anda nasıl takip edebildiğimi merak ediyorlar… Onlara şunu söyledim; “Yaşam mücadelesi bisiklet sürmek gibidir. Durduğun an düşersin. Bizim durmak gibi, düşmek gibi bir şansımızın olmadığını, durmanın sonucunda düşerek kaybetmenin bile bizim için bir lüks olduğunu kardeşlerime bahsettim. (BİZİM KAYBETME GİBİ BİR LÜKSÜMÜZ YOK!)

BİR UMUTTUR YAŞAMAK
REİS SEDAT PEKER

 

Yorum Bırakın

Email adresiniz görünmeyecektir.