20.11.2014

Kıymetli Dostlarım,

Hepinizin bildiği üzere Ankara iline çok keyifli bir yolculuk yaptım. Planlarıma göre birkaç gün daha Ankara’da kalacaktım. Ancak benim üzerimde emeği olan dostlarımdan kadim dostum, İsmail TOPÇUOĞLU’nun vefatı üzerine aynı gece geri dönmek zorunda kaldım.

Eski dostuma karşı görevimi yerine getirerek tabutuna el verip, mezarına toprak attım ve de dualarımla ruhunu onurlandırmaya çalıştım. Sizlerin de bu konu ile ilgili yazmış olduğunuz iletilerinizi okudum. YÜCE ALLAH sizden razı olsun.

Kıymetli dostlarım, önümüzdeki günlerde tekrardan Ankara’ya giderek yarım kalan programımı tamamlamak istiyorum. MİSİAD genel başkanı Feridun ÖNCEL Başkan ve yönetimi başta olmak üzere diğer dostlarımızı da ziyaret edeceğim.

Cennetmekân Muhsin Başkanın kabrine duaya geleceğimi duyup, iştirak eden on binlerce arkadaşımın hepsine tek tek teşekkür etmeyi kendime bir borç bilirim. “ Gönüllerde Birlik Vakfı “ Başkanı Mahir Damatlar ve diğer Yusufiye’li yani cezaevi yatmış dostların ev sahipliğine, güler yüzlülüklerine minnettar olduğumu özellikle belirtmek isterim. Çok kutsal çalışmalar yaptıklarına şahit oldum. Bu eski abileri, Ülkü devlerini tekrardan saygıyla selamlıyorum.

Duaya katılmış olan on binlerce arkadaşın tamamı şahsımın daveti üzerine gelen kişilerdir. Bu dua etkinliğinde herhangi bir partiden en ufak bir katkı bile görmedik. Yani tam benim istediğim gibi oldu. Ben ve dostlarımın arasında hiçbir yapı olmadan çıkar olmadan yaptığımız buluşmalar çok keyifliydi belki de bu yüzden hiç kimse sadece bir yere dua etmeye gideceğim dediğim zaman on binlerce arkadaşın gelmesini anlayamıyorlar. Orada yaşadığımız olaylara da önümüzdeki günlerde mutlaka değineceğim.

Kıymetli dostlarım, 28 Kasım saat 14.00’da Kahramanmaraş havaalanına ineceğim. Oradan da Pazarcık ilçesi mezarlığına geçerek Cennetmekân Adil Baba’nın (ÖZDOĞAN) kabrine ziyarete giderek ölüm yıldönümünde dua etkinliği düzenleyeceğiz. Beni seven, gelmek isteyen tüm dostlarım davetlidir. Adil Baba, emekli bir hâkim olan aynı zamanda da avukatlık yapan bir büyüğümüzdü. Bu dünyadaki en onurlu, en şerefli, en vefalı insanlardan bir tanesiydi. Beni tanımış olduğu 20 sene boyunca diyar diyar tüm cezaevlerinde beni takip etti. 85 yaşındayken, gözü ameliyatlı olduğu için cezaevine giremeyeceğini bildiği halde Silivri cezaevine gelip, kendisi arabada bekler, oğlu olan benim kadim dostum Turgay abiyi yanıma yollayarak ”Göz okuyucu cihaza gözümü okutamasam da Koca Reis bilsin, ben kapıdayım.” diye haber yollardı. Kendisini yanında görev yapmış olan hâkimlere savcılara hatta yoldan geçen insanlara bile “Ben yılların hakimiyim, Koca Reis’e haksızlık yapıyorsunuz zulüm yapıyorsunuz.” derdi. Ölmeden önce Koca Reis’e yapılanları bütün insanlara anlatamadım ya onun için kendime kızıyorum diye serzenişte bulunurmuş.

Bazıları benim devamlı mezarlık ziyareti yapmamı ti’ ye alarak, sosyal medyada makara yapıyorlarmış. 85 yaşındayken hiçbir çıkarı olmadığı halde torunu yaşında ki bir adama bu vefayı göstererek, 20 sene boyunca takip eden Adil Baba’nın mezarına gitmeyeceksem (veya diğer dostlara) ben adamım diye aynaya nasıl bakarım ve de şerefli bir adamım diye nasıl yaşarım?

Kıymetli dostlarım, 29 Kasım saat 14.00’da da Kıbrıs havaalanına ineceğim. Oradan da saat 15.30 gibi Şeyh Nazım Kıbrisi Hazretlerinin türbesini ziyaret edeceğim. Bu ALLAH dostu cezaevinde yatarken, benim için dua etti. Hediyeler yolladı ve şahsımla ilgili ziyarete gelen dostlarıma hak ettiğimden çok daha güzel şeyler söyledi. Bizi seven tüm dostlarımızla beraber Hazretin kabrini ziyaret edip, okuyacağımız dualarla inşallah ruhunu onurlandıracağız. Gelmek isteyen bütün dostlarım davetlidir.

Kıymetli dostlarım, Ahıska Türklerinin 14 Kasım’da ki sürgününü anıyor, bu sürgünü yapan, Sovyet Rus rejimini de nefretle kınıyorum. Ahıska Türkleri, Tük boylarının içerisinde en büyük zulme uğramış, dünyanın farklı coğrafyalarına dağıldıkları halde inat ederek, Türklüklerini unutmamış çok ama çok asil bir Türk boyudur. Bizim gibi yerleşik düzeni olan tüm dünya Türklerinin, Ahıska Türklerine karşı manen borcu vardır. Halen daha anayurtlarına dönmelerinin sağlanamamış olması bence hepimizin ihmalkârlığı ve mahcubiyetidir.

Yüce Allah’a emanet olun.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Yorum Bırakın

Email adresiniz görünmeyecektir.