Gazeteci SEDAT PEKER

Kıymetli dostlarım,

Cumanızı kutlarm, bu mübarek günün var olan onur ve şerefimizi çoğaltarak devam ettirmesini Yüce ALLAH’tan dilerim. Son günlerde peş peşe yaşanan olaylarda şehit düşen vatan evlatlarına Yüce ALLAH’tan rahmet diliyor, kederli ailelerinin üzüntülerini paylaşıyorum.

Kıymetli dostlarım, belki sizlerinde dikkatini çekmiştir. “SEDAT PEKER” isminde gazetecilik yapan bir beyefendi vefat etmiş(mekanı Cennet olsun.). Zannederim ki haber daha çok tıklanma alsın diye haberin başına gazeteci SEDAT PEKER yazmayıp, direk olarak SEDAT PEKER öldü, diye haberi vermişler.

Bunun basın etiği açısından ne kadar uygun olup, olmadığını tabi ki sizlerle tartışacak değilim. Yaptıklarının elle tutulur bir yanı olmadığı zaten apaçık ortada.

Bazı böcek kalitesindeki insanlar ise ölen kişinin şahsım olduğunu zannedip, kısa bir süre keyif yapıp, sevinçlerini yanlarındaki kişilerle paylaşmışlar. Bu olayın aynısını 1992 yılında da yaşamıştım. Polisle çatışmaya giren bir kişi çatışma da öldürülünce ölen kişi bana çok benzediği için olay anında orada olan kişilerin çatışmaya giren SEDAT PEKER’di, diye söylemelerinden dolayı bütün gazeteler SEDAT PEKER, polisle girdiği çatışma da öldürüldü, diye yazmıştı.

O zamanlar cep telefonları olmadığı için birçok arkadaşımız başsağlığı dileğinde bulunmak için semtimize gelmişlerdi. Bende bu olay sayesinde dostlarımı ve düşmanlarımı tanıma imkanı bulmuştum. Son günlerde yaşanan bu olayda aynı şekilde işime çok yaradı. Bazı karakter yoksunlarının benim öldüğümü düşünüp, sevinç gösterisi yaptıklarını öğrendim ve bazı dostlarımın da vefat ettim, diye üzüntüden ağladıklarını…

Öncelikle şunu belirtmek isterim, 16 yaşından itibaren beni tanıyan herkesten, “Çok iyi bir arkadaş ancak bu kafayla en fazla 5-6 ay yaşar. Bunun kesin öldürürler.” dediklerini duyardım. Bu yorumu yapanların bir çoğu maalesef ki bu dünyadan ayrıldı. Ancak sizlerinde takdir edeceği üzere ben 43 yaşıma geldim ve hala daha hayattayım ve sizlerin hayır duaları sayesinde de dimdik ayaktayım.

Kıymetli dostlarım, bazı arkadaşlarımız her gün paylaşımda bulunmamın doğru olmadığını belirten yazılar yazıyorlar(İyi niyetle yazdıklarını düşünüyorum.). Bu arkadaşlara şunu söylemek isterim. Bugüne kadar bu ülkede yaşayan para baronları, medya patronları ve onların attığı kemiklerle rahat yaşamaya göz kırpmış olan bazı köşe yazarlarının yazdıklarıyla beni insanlara olduğumdan daha farklı tanıttılar. Kendimi dost meclislerinde ifade edebilmenin haricinde başkaca hiçbir şansım olmadı.

Şimdi sosyal medya sayesinde kendimi ifade ediyorum. Hileye başvurmadan hayatımda yaşadığım kesitleri kısa kısa olarak sizlere anlatıyorum. Yani, gerçek SEDAT PEKER’i anlatmaya çalışıyorum. Dikkat ederseniz ben kendimi anlatırken anlatımlarımın doğrulanabilmesi için dost düşman kim olursa olsun o olayı yaşayan kişilerin isimlerini, olayın olduğu tarihi ve yaşandığı yerin ismini açıkça yazıyorumki anlatımlarımın hayali olup, olmadığı belli olsun (Kimsenin kafasını kurcalamasın diye devletin resmi raporlarıyla olayı yaşayanların varlığıyla şüpheden uzak anlatımlarda bulunuyorum.).

O arkadaşlarıma söyleyeceğim şudur; her gün 3-5 televizyon kanalı gezsem, her televizyon kanalının dünyaya bakışına göre anlatımlarımı değiştirsem, yani var olan duruşumu terk etsem kısaca isimlendirmek gerekirse kendimi medya maymunu durumuna düşürsem, bu arkadaşlara hak verebilirim.

Ben paylaşımlarımı kendime ait olan sayfalarda yapıyorum. Reklam yapma amacı gütsem, gelen röportaj tekliflerini kabul ederim. Basın hayatına yeni başlayan, bir-iki gazetenin haricinde hiç bir televizyon ya da gazetenin röportaj teklifini kabul etmedim.

Kimse kusura bakmasın, kendime ait olan sayfalarda kendi hikayemi anlatıyorum. Bu benim en doğal hakkım. Beni olduğumun ötesinde tanıtan kişilerin geçmişte anlattıklarının doğru olup, olmadığının takdirini zamanla siz karar vereceksiniz. Okurken, kanınızın donacağına emin olduğum öyle şeyler paylaşacağım ki yaşayan bir insana bunların yapılabilmesinin vicdansızlık olduğunu hissedeceksiniz.

Bunları yapanlar maalesef ki kendini dindar olarak gösteren bazı yapılar, kalemi satılmış büyük köşe yazarları, onların patronları, geçmiş iktidarların üzerlerindeki güçlerinden dolayı onlarla dost olursam yerimi korurum, diyen bazı emniyetçilerin, savcıların, görev haysiyetlerini terk ederek, bu oyunların nasıl parçası olduklarını yazmazsak, bu adil olur mu?

Onlar benim hikayemi sizlere geçmişte anlattılar. Bende kendi hikayemi sizlere anlatacağım. Bu dünyada en doğru kararı yaşayan insanlar yani sizler vereceksiniz ancak daha önemlisi Hakk dünyada ki Yüce ALLAH’ın mahkemesinde yani Mahkeme-i Kübra’da Yüce ALLAH verecektir.

BİR UMUTTUR YAŞAMAK

SEDAT PEKER

Yorum Bırakın

Email adresiniz görünmeyecektir.